Berkin'i Yaşatmak

 

Gezi Direnişi sırasında ekmek almak için evinden çıkan ve polisin attığı biber gazi kapsülüyle kafasından yaralanarak hastaneye kaldırılan Berkin Elvan aylardır sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybetti. Masum bir çocuğumuz polisin orantısız ve düşmanca şiddete başvurmasının son kurbanı olurken, olay toplum vicdanında büyük yara açtı.

Berkin’in ölümüyle herkes bir evladını veya kardeşini yitirmiş gibi oldu. Ailesine, arkadaşlarına, aylardır hastane kapısında onunla dayanışma içinde olan dostlarına ve tüm Türkiye'ye başsağlığı diliyoruz.

Kamu adına kuvvet kullanırken insana zarar veren, yaralayan, öldüren, sakatlayan veya sakatlık ve ölümle sonuçlanacak kötü muamelelerde bulunanların cezalandırılması ve kovuşturma usulleri ile ilgili yasaların ne yazık ki yurttaş haklarını güvenceye almakta yetersiz kaldığı açıktır. 

Türkiye bu kaotik ortamdan hızla çıkarak geleceğe güvenle bakabilen, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, kuralların ödünsüz uygulandığı bir toplumsal düzen arayışı içindedir. Bunun temel yöntemi, geniş kitlelerin ve özellikle çalışan sınıfların toplumsal ve siyasal yaşama örgütlü müdahalesidir. Sendikalar, kitle örgütleri, meslek odaları ve üniversitelerin ülke sorunlarında daha etkin roller üstlenebilecekleri koşulların oluşturulması gerekir. Bunun için de bir an önce siyasal düzlemde ciddi adımlar atılmalı, dışa bağımlı, sermaye güdümlü, otokratik yönetim anlayışının geride bırakılmalıdır.

Berkin’in ve özgürce ve kardeşçe yaşanacak bir Türkiye özlemiyle mücadele ederken yaşamını yitirenlerin anısını ancak böyle yaşatabiliriz.

 

TÜMÖD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu